Bilim & Teknoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bilim & Teknoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ekim 2015 Pazar

elektrikli süpürge neden çok ses çıkarır?

çünkü: 

piyasada iki tip motor var, dc ve ac. dc motorlar genellikle fırçalı. (fırçasız olanlar çok daha pahalı). bu motorlarda dönüş esnasında fırçaların ve dişlilerin çıkardığı sesler nedeniyle gürültü oluşuyor. engellenebilir bir durum değil. elden geldikçe izole edilebilir ancak yok edilemez. 

ac motorlar ise gayet sessizdir. keza dc gibi doğru değil alternatif akım kullanır ve fırçasızdır. çok güçlü olduğu için dişli vs mekanik yapılarak gereksinim duymaz. böyle olunca da pek ses çıkarmaz. 

peki neden süpürgede bunu kullanımıyoruz? çünkü, ac motorlar yavaş dönüyor. ağırlar ve büyükler. aynı zamanda adaptör gereksinimi vardır. elektrik süpürgesinde büyük ve ağır bir motor kullanamazsınız, evin içinde rahat kullanım gereklidir çünkü. 

bu nedenle, dc motor kullanmak durumundayız. elden gelen, izolasyonu iyileştirmek. ki şu günkü teknolojide, artık çok da rahatsız etmeyecek düzeylere indirildi süpürge sesi.

11 Ekim 2015 Pazar

Newton'ın Hareket Yasaları

1687 yılında yayımlanmış yasalardır. 

bir cismin, kendisine etkiyen kuvvetler ile hareketi arasındaki bağıntıları ve etkileşimleri açıklamayı hedefler. 

birinci kural, bir cisme etkiyen kuvvet yoksa, cisimde hareket ile ilgili bir değişiklik olmaz. gidiyorsa gider, duruyorsa durur. (bir yönde baskın gelecek şekilde bir kuvvet yoksa demek isteniyor, karşıt iki kuvvet birbirini dengelemişse de block body diagram'da o yöndeki toplam kuvvet sıfırdır) 

ikinci kural, eğer cisim üzerinde dengesiz kuvvet varsa (bir yöne baskın), o yönde, kuvvetin kütleye bölümü kadar bir ivme ile hız değişimi olur. 

üçüncü kural, etki-tepki prensibi olarak da bildiğimiz, cisme uygulanan bir kuvvet varsa, cisimden kuvvete doğru karşıt bir tepki kuvveti oluşmasıdır. 

üzerinden geçen 300'den fazla yıldan sonra hala dönüp bakınca, modern mühendisliğin 1687 yılında kurulmuş yasalar ile yürüyor olması, sir isaac newton'ın ne kadar büyük bir bilim adamı olduğunu göstermektedir.

Aziz Sancar

hakkında ırk-köken tartışmaları almış yürüyen bilim insanı. peki amerikada bu mu konuşuluyor? 

bir bilim adamı düşünün, 300 makalesi var. bu makalelere 12000 kere atıfta bulunmuş. birlikte çalıştığı insanlar da farklı ülkelerden. ortak noktaları, çalıştıkları konu. 

amerika, almış yutdışından bilim insanlarını, ırklarına, dinlerine, dillerine hiçbir şeylerine bakmamış. çalışılacak bir konu var, üniversite vermiş, kürsü vermiş, kaynak vermiş, laboratuvar vermiş. sadece çalıştıkları konu ile ilgileniyor. 

kim bilir bu çalışmaları sırasında kaç milletten, kaç farklı dinden insanlar destek verdi, hangi ülkeden hangi dili konuşan hangi asistan koşturdu. amerika umursamamış. amerikada önemsenen, yapılan çalışma. 

nihayetinde bir nobel ödülünü alacak kalitede çalışma ortaya konmuş. denmiş ki, 300 makalesi var, 12000 atıf almış. türk mü, isveçli mi, önemli değil. amerikada bir üniversite, sadece bu. 

gelelim buraya. türk mü, kürt mü, arap asıllı mıymış, inşallah demiş demek ki dindarmış, hedp milletvekili akrabasıymış, oymuş buymuş. atatürk demiş, türk bayrağı varmış. 

nasıl bir çalışma olduğu konuşulmuyor. ya hu adam kansere çare buldu büyük ihtimalle! düşünebiliyor musunuz? çağın vebasını bitirecek çözümü bulduğu düşünülüyor. biz ne konuşuyoruz, inşallah maşallah demiş, atatürk demiş, kürtmüş bilmemne. 

bizde devlet fonları yandaşlara gider. yurtlar, burslar, tanıdıklara. ihaleler yakınlarına verilir. bir hoca terfi alacaksa, siyasi görüşü önemlidir. memur müdür olacaksa memleketi neresi diye sorarlar. 

ne çalıştığına, ne ortaya koyduğuna, kalitesine bakan olmaz. bizde hemşehricilik, cemaatçilik, yandaşlık kurumu öyle baskındır ki, sıra gelmez yeteneği sorgulamaya. 

sonra ne olur? ne konuşursan onu olursun kardeşim. amerika bilim konuşuyor, bilimi önemsiyor, sonunda nobel bilim ödülü alan proje ortaya çıkıyor. biz hemşehri kayırıyoruz, biz cemaat yandaşlığı yapıyoruz, sonucunda da birbirine düşman 81 il, birbirine karşıt siyasi fikirler, savaşan cemaatler ortaya çıkıyor. 

ne ekersen onu biçersin güzel kardeşim. eğitim eken, bilim biçiyor. ayrımcılık eken, düşmanlık biçiyor. mesele bu. 

konu dağıldı, ne diyorduk, aziz sanca evet. kendisi şu an, kansere çare olacak mı acaba diye dünyanın izlediği, bundan sonra ne söyleyeceği merakla beklenen bir bilim insanıdır. allah yardımcısı olsun, milyonlarca kanser hastası ve yakınları, onun ağzından dökülecek umut dolu cümlelere aç halde bekliyor.

9 Aralık 2014 Salı

kondüksiyon

"iletilme"dir. 

ısı iletimi, elektriğin iletimi, işte bunlar hep kondüksiyon. 

conduction'dan gelir. 

ısı iletimi ile ilgili pek bir şart yok, katı maddeler ısıyı her türlü, er ya da geç iletir. 

elektrik iletimi için ise maddenin iletken olması gereklidir.

ışık hızı

ışığın birim zamandaki yer değiştirme miktarıdır ki yaklaşık 1 milyar km/saat kadardır.

ışık hızının değeri, güneşte olan bir olayı 8 dakika sonra görmemize sebep olur. 

yeterince uzaktan bakarsanız, x noktasında olan hiçbir şeyi göremeyebilirsiniz. 

aynı şekilde, eğer ışık hızından daha yüksek bir hızla, ışık ile aynı yönde gidebilirseniz, ışık kaynağının geçmiş görüntülerini izleyebilirsiniz. 

trigliserid

vücuta bulunan kötü bir yağ çeşidi. mümkün olduğunda hemen karaciğere doluşur, sonra göbek ve bel çevresinde toplanır. kalp krizi, tansiyon, şeker gibi ülkemizde çok sık rastlanan hastalıkların sebebi olarak gösterilir. 

trigliseridleri vücuttan atabilmek için, zeytin yağı tüketmek, unlu mamullerden uzak durmak, glikozu öğünlerimizden çıkarmak, pirinç tüketmemek gerekiyor.

bor yağı

tüm talaşlı imalat operasyonlarında ve makinalarında (torna, freze, testere, matkap vs.) oluşan metal talaşlarının ortamdan uzaklaştırılması, iş parçasının ve kesici takımın soğutulması, kesme işleminin kolaylaştırılması amaçlarıyla kullanılan katkı malzemesi. yapılan işe göre değişmekle birlikte genellikle suyun içine %5-6 oranında karıştırılarak kullanılır. 

üzeri kapalı kaldığında anaerobik bakteriler ve mantarlar tarafından istila edilerek kötü koku yaratır. bu nedenle mümkün mertebe üstü açık bırakılmalıdır. ayrıca oluşan bakterileri ve köpük benzeri oluşumları toplayıp yağı temiz tutmak için "sıyırıcı" adıyla aparatlar ticari olarak satılmaktadır. 

farklı malzemeler için farklı türde bor yağları tercih edilmelidir. metaller için ayrı, plastik malzemeler için ayrı yağ kullanımı, yağın ömrünü uzatır. 

bor yağları alerjen olabilmektedir. bu nedenle msds diye anılan malzeme bilgi formu detaylı şekilde incelenerek malzeme seçilmeli, kullanıcının bor yağı ile münasebeti, eldiven vs. kullanımı ile en aza indirgenmelidir. 

bor yağı aynı zamanda yağ çözücü olarak da kullanılabilir. eski makina ve tezgahların üzerinde kronik kirlenmeye sebep olan yağ ve kirler, bor yağı katkılı su ile temizlenebilmektedir. yüzeyin kaygan kalmaması için daha sonra alkol veya metil etil keton ile temizlenmesinde fayda vardır.

takım çeliği

ekstrüzyon, sıvama vs. takım veya iş elemanının üzerine fazla yük bindiren operasyonlarda veya takımın üzerine çok yüksek sıcaklık etkiyeceği durumlarda kullanılan ham malzeme. genellikle alaşım olarak yapılırlar, böylece farklı görevlerde kullanılmak üzere yapılan takım çelikleri farklı metallerin o iş için faydalı olabilecek özelliklerinden faydalanırlar. genel kullanımı ısıl işlem yapılması ve çeliğin daha da sertleştirilmesi üzerinedir. ısıl işlem esnasında boyutlarında değişim gözlenebileceği için, takım çeliği kullanılarak üretilecek olan takımın ölçülerinden daha büyük ölçülerde bırakılarak ısıl işleme girmesi yaygın kullanım şeklidir. 

ç1040, ç4140 gibi daha basit operasyonlarda kullanılan çeliklere göre fiyatları oldukça yüksektir. türkiyede herhangi bir takım çeliği üretimi olmadığı için uzun temin sürelerine sahiptir. genellikle almanya, fransa ve amerika'dan ithal edilir. 

dın veya ansi standartları kullanılarak, istenen özellikteki takım çeliği seçilebilir. 

takım çelikleri, bimetal adı verilen özel testerelerle kesilmelidir. kendinden daha düşük sertlikte olan çelik testerelerinin dişlerini kırarak kullanılma hale gelmelerine sebep olabilirler.

glisemik endeks

karbonhidratların kandaki glikoz düzeyine nasıl etki ettiğini ölçmeye yarayan sistemdir. sisteme göre besinler 0'dan 100'e kadar sıralanmakta, kandaki glikoz miktarını en hızlı yükselten besinler 100, en yavaş yükselten besinler 0 civarında kümeleneceklerdir. 

günümüzde beslenme şekillerini inceleyen uzmanlar arasında popülerliği artan glisemik endeks, çok veya az yemek ile değil, besinlerin kan şekeri üzerindeki etkilerine göre hangi yiyeceklerin tüketileceğine karar verilerek sağlıklı beslenilebileceği ve kilo verilebileceği bilgisini üretmiştir. 

canan karatay'ın "karatay diyeti" adlı kitabında konu ile ilgili detaylı bilgiler bulunabilir.